Türkiye'de Yok Olma
Tehlikesiyle Karşı Karşıya Bulunan Arkeolojik ve Doğal Alanlar:
Abant
Gölü çevresihiçbir bilimsel destek olmaksızın uygulamaya konulmuş yol ve
çevre düzenlemeleri nedeniyle büyük bir tahribatla karşı karşıya.
Gölün suları ve çevresindeki yollar alabildiğine yükseltilmiş ve
genişletmiş, birçok ağaç sular altında bırakılmış, yine birçok ağaç
yükseltilen yol ile gölün arasında kalmış. Ayrıca Abant Mudurnu
arasında kullanımda olan yola paralel açılan yeni yol için yüzlerce
kayın ağacı kökünden sökülerek atılmış durumda.
Daha fazla bilgi ve imza kampanyası için:
http://www.abantyokoluyor.com/
Kaz
Dağları: ...2000'den
itibaren Kaz Dağlarında altın, bakır, kurşun, çinko gibi madenleri
aramak için 36 noktada ruhsat alan 10 firma, yakına kadar sessiz
sedasız toprağın altında çalışmalarına devam ediyordu. Ne zaman
köylünün içme suyu çamurlu akmaya başladı, o zaman işin ciddiyeti
anlaşıldı...
Kaz
dağlarında siyanürle altın aramanın bedeli doğal çevre, tüm canlılar
gibi insan için çok ağır olacak.Metalurji
Mühendisleri Başkanı Cemalettin Küçük uyarıyor,
yalnıca 1gr altın elde etmek için 20 ton toprak siyanürle
inceltilecek ve kat kat daha fazla su kullanılarak bu altın
ayrıştırılacak. Siyanürlü çorba halindeki bu toprak ve su uzay ya da
başka gezegene gönderilmeyeceğine göre Kaz Dağları ve çevresine
kalacak. Konu hakkında Kaz Dağları ve
Balıkesirde Altın Arama ve İşletme Çalışmalarının Etkileri konulu
panelde, uzmanlar neler söyledi:
Hükümet, Kaz Dağlarında arama izni alan, ancak Zeytin Yasası ve
ÇEDe takılan aralarında Kanada, ABD, Hollanda sermayesi ile
kurulmuş uluslararası şirketlerin yanı sıra, Koza gibi yerli
firmaların da yer aldığı 80 şirketin önündeki engelleri
kaldırmak için kolları sıvadı. Anayasa Mahkemesinin geçen yıl
iptal ettiği Ma...
Gümüşlük
Koyu Gümüşlük Bodrumun en batı noktasında cennet bir koy. 2 bin 500
yıllık batık Myndos şehrinin üzerinde kurulu. Bodrum Gümüşlük
Koyunda bir işadamı SİT alanında 170 bin metrekare arazi aldı.
Araziye inşaat yapamayan işadamının kendine yakın bir belediye
başkanı seçtirmeye çalıştığı iddiası yarımadayı karıştırdı. Bodrum
Yarımadasının bugüne kadar korunabilmiş nadir, bakir koylarından
biri... Gümüşlük şimdi betonlaşma tehlikesiyle karşı karşıya.
Bugünlerde yarımada, silah ticareti yapan işadamıyla ilgili
söylentilerle çalkalanıyor. İddiaya göre bu işadamı Gümüşlükte
süper lüks villalar ve 5 yıldızlı otel yapmak istiyor. İşte
Bodrumda herkesin konuştuğu iddianın detayları (Vatan Gazetesi):
Yalova
çevresi, insanı ve denizi AKSA kimya entegre tesislerinin
yarattığı kimyasal kirlenmeyle büyük tehdit altında. Bu kimyasal
tesisler 1. derece deprem kuşağındaki Kuzey Anadolu Fayı'nın en
önemli kollarından biri üzerinde kuruludur ve nüfus yoğunluğunun hat
safhada olan bir yerde hiç bir çevre etki değerlendirmesi yapılmadan,
bu tür tesislerin bulundurulması gereken koruma kuşağı
oluşturulmadan inşa edilmiştir. Yalova ve halk AKSA'dan ilk büyük
darbeyi 1999 yılındaki büyük Marmara depremiyle aldı. Diğer büyük
depremler kapıda... konunun detayı
Av. Ayşe Aydemir'in sayfasında:
http://avukatayseaydemir.spaces.live.com/
Osmaniye'de
Kesmeburun Köyü Kastabala Antik Kenti:
Doğu Akdeniz Çevrecileri (DAÇE) Osmaniye İl Temsilciliği'nce,
Kesmeburun Köyü Kastabala Antik Kenti yakınına kurulması planlanan
çimento fabrikasına karşı imza kampanyası başlatıldığı bildirildi.
İmza Kampası
Platformu Yürütme Kurulu Bilgilendirme Komisyonu adına açıklama
yapan Dr. Umur Gürsoy, Kesmeburun Köyü civarında bir şirket
tarafından kurulması planlanan fabrikanın, Kastabala Antik Kentinin
tarihi dokusuna zarar vereceğini kaydetti...
Haberin devamı
Osmaniyeliler Websitesi'nde:
http://www.osmaniyeliler.com/index.php?mode=detay&index_id=565
Didim-Akbük
sahil şeridinde 40 koy: Didim-Akbük
sahil şeridinde 10 yıl önce kurulan ve sayıları 130u bulan balık
çiftlikleri, bulundukları 50 koydan 40ını tamamen mahvetti.
Aşırı kirlilik ile çiftliklerin koy ağızlarını kapatması yüzünden
denize girilemiyor. Pislik yuvasına dönen koylar, çiftliklerinin
eski kafesleri, ağları, bidonları ve katı atıklarıyla dolu...
Toprak, yeraltı suları, akarsular:Türkiye'de sanayi tesislerinde ortaya çıkan 1 - 2 milyon
ton zehirli atığın yalnızca 100 bin tonu kontrollü olarak ortadan
kaldırılıyor. Geri kalan kısmın akıbeti bilinmiyor; ama ortaya çıkan
durumlara bakılırsa bu atıklar varillerle yada varilsiz, gelişigüzel
doğaya atılıyor yada kimi yerlerde emilen yeraltı sularının yerine
enjekte ediliyor. Besinimizi sağladığımız toprak, yeraltı sularımız,
akarsularımız ve denizlerimiz aç gözlü
sanayii yatırımcılarının cebine üç kuruş daha fazla girmesi uğruna
zehirleniyor. Yasalar ve cezalar yetersiz;
bu konuda bürokrasi, yetkili belediyeler hem cahil hem de muhtemelen
rüşvetçi.
Radikal Gazetesi'nin konuyla ilgili14 Nisan2006
tarihli
"Atığın
yüzde 90'ı doğaya !"
başlıklı haber için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız:
Doğu Karadeniz
sahilleri:1990'larda başlanan sahil yolu
projesiyle Doğu Karadeniz sahilleri boydan boya yol için yapılan
dolgu ve bizzat yolun kendisi tarafından yok edilmektedir. Büyük
bölümünde dağların hemen deniz kenarından başlayarak yükseldiği Doğu
Karadeniz'de yerleşime ve insan deniz temasına elverişli sahil alanı
sayılı denecek az durumdadır. Deniz taşımacılığının tamamen askıya
alındığı Karadeniz'de, uzmanlar tarafından
önerilen, tüneller açılarak daha
içerden geçirilebilecek daha ekonomik yol projeleri varken rantçı
politikacı ve müteahhitlerin ısrarıyla 'Karadeniz Sahil Yolu
Projesi' hayata geçirilmiştir. Artık Doğu Karadeniz'e gittiğinizde
gezip dolaşabileceğiniz, denize girebileceğiniz doğal bir sahil yok.
Altı şeritli bir asfalt yolun alt yanında dolgu kayalar arasında
düşmemeye dikkat ederek dolaşmak, denize girmek, havlunuzu serip
güneşlenmek ister misiniz?! Üstelik Karadeniz dalgaları yapılan
dolgu yolu gün be gün parçalayıp tahrip ederken, müteahhitler
tamirattan ceplerini doldurmaya ya da Kara Yolları Müdürlüğü
verdiğiniz vergileri heba etmeye devam ediyorlar.
Milliyet Gazetesi'ndeki konuyla ilgili6Mart 2006
tarihli
"Doğanın intikamı!"
başlıklı haber için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız:
Hasankeyf: Ilısu Barajı suları
altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Hasankeyf'te
şimdi de izinsiz kazı yapan defineciler,
mağaraların yıkılmasına neden oluyor.
Milliyet Gazetesi'ndeki konuyla ilgili21
Şubat 2006
tarihli "Defineciler 20 mağarayı çökertti!"
başlıklı
haber için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız:
Bodrum ve Gökova koylarının
turizm yatırımlarına açılmasına tepki gösteren çevreciler, üç tatil
köyü yapılmak üzere üç ayrı şirkete tahsis edilen Kisebük Koyu'nda
eylem yaptı...
Milliyet Gazetesi'ndeki 'Doğaya evet tahsise
hayır' eylemi
- Cennet koylarda yeşil kavga! başlıklı
haberin devamı için aşağıdaki bağlantıyı tıklayın:
Allianoi Antik Kenti
Yortanlı Barajı'nda su toplanmaya başlandığında baraj gölünün tam
ortasında 17 m su altında kalacak. Yürütülmekte olan arkeolojik
kurtarma kazıları ve konuyla ilgili güncel gelişmeler için Allianoi
Web Sitesi'ni ziyaret ediniz; unutmayın Allianoi'u kurtarmak için
burada çalışmakta olan arkeologların buna yönelik projeleri de
var; bu nedenle başta ekonomik olmak üzere her türlü yardımınız
belki de buranın kurtarılmasını sağlayacak.
TAY Tahribat Raporu: "TAY
Projesi tarafından 1993 yılından bu yana yürütülen Türkiye
arkeolojik yerleşmeleri envanteri, 1800lü yılların başından
günümüze kadar Türkiyede yapılmış yüzey araştırmaları ve kazı
çalışmalarından elde edilen verileri kapsamaktadır. Envanter
çalışmaları sırasında mevcut dağınık bilgilerin derlenmesi ve
sorgulanması..." Türkiye'deki tescilli ya da
tescilsiz arkeolojik alanların tahribatıyla ilgili güncel
gelişmeleri bölge bölge ayrıntılarıyla izleyebileceğiniz alan
çalışması raporları.
Yüksek Zemin Arayışı:
Türkiye'deki
arkeolojik alan tahribatlarıyla ilgili güncel haberlerin yanı
sıra arkeoloji, sanat tarihi ve restorasyon konularında çok sayıda
makale içeren ve içeriği her geçen gün daha da zenginleşeren dinamik
bir Genelağ sitesi.
* * * * * *
Buradan İnternet adresleriyle bağlantılandırılan sayfaların
yapımcılarıyla doğrudan kişisel ilişkim, sayfaların içerikleriyle ve
bunların doğruluklarıyla ilgili direkt veya dolaylı bir sorumluluğum
bulunmamaktadır. Her bir yazı ve ürün yaratıcılarının özelliklerini
taşıyıp telif haklarıyla ilgili yasalarca koruma altına alınmıştır.
Bu adresleri kısa bilgilerle burada vermemdeki amaç, İnternet
sayfalarımı ziyaret edenlerle ortak bir çevre, doğa, sanat ve tarihi
eser sevgisinin ve bunların korunması duygusunun payalaşılması ve bu
alandaki duyarlılıklara katkıda bulunmaktır.
* * * * * *
Bu sayfada
görülmesini istediğiniz linkleri şimdilik email ile
bildirebilirsiniz.