Ahmet Aydemir - Türkçe Sayfalar

 

        Ana Sayfaya
   

DIŞ BAĞLANTILAR

  Deutsche Version
Kişisel Bilgiler
Projeler
Diğer Uğraşılar
Fotoğraflar
Video - Animasyon
Haberler
Ziyaretçi Defteri
Dış Bağlantılar
Ana Sayfaya
Deutsche Version
 
Facebook
 
 

ahmet.aydemir@ruhr-uni-bochum.de

 

 

 

archaeolphotology

Türkiye'de Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya Bulunan Arkeolojik ve Doğal Alanlar:

 

 

Abant Gölü çevresi hiçbir bilimsel destek olmaksızın uygulamaya konulmuş yol ve çevre düzenlemeleri nedeniyle büyük bir tahribatla karşı karşıya. Gölün suları ve çevresindeki yollar alabildiğine yükseltilmiş ve genişletmiş, birçok ağaç sular altında bırakılmış, yine birçok ağaç yükseltilen yol ile gölün arasında kalmış. Ayrıca Abant Mudurnu arasında kullanımda olan yola paralel açılan yeni yol için yüzlerce kayın ağacı kökünden sökülerek atılmış durumda.
Daha fazla bilgi ve imza kampanyası için:
http://www.abantyokoluyor.com/

Kaz Dağları: ...2000'den itibaren Kaz Dağlarında altın, bakır, kurşun, çinko gibi madenleri aramak için 36 noktada ruhsat alan 10 firma, yakına kadar sessiz sedasız toprağın altında çalışmalarına devam ediyordu. Ne zaman köylünün içme suyu çamurlu akmaya başladı, o zaman işin ciddiyeti anlaşıldı...

Radikal Gazetesi'nin konuyla ilgili 15 Ekim 2007 tarihli "Kaz Dağlarına kıymayın" başlıklı haber için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız:
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=235732

Kaz dağlarında siyanürle altın aramanın bedeli doğal çevre, tüm canlılar gibi insan için çok ağır olacak. Metalurji Mühendisleri Başkanı Cemalettin Küçük uyarıyor, yalnıca 1gr altın elde etmek için 20 ton toprak siyanürle inceltilecek ve kat kat daha fazla su kullanılarak bu altın ayrıştırılacak. Siyanürlü çorba halindeki bu toprak ve su uzay ya da başka gezegene gönderilmeyeceğine göre Kaz Dağları ve çevresine kalacak. Konu hakkında “Kaz Dağları ve Balıkesir’de Altın Arama ve İşletme Çalışmalarının Etkileri” konulu panelde,  uzmanlar neler söyledi:

 

http://arsiv.sol.org.tr/index.php?yazino=26078

 

http://www.tumgazeteler.com/?a=2373719

Hükümet, Kaz Dağlarında arama izni alan, ancak Zeytin Yasası ve ÇED’e takılan aralarında Kanada, ABD, Hollanda sermayesi ile kurulmuş uluslararası şirketlerin yanı sıra, Koza gibi yerli firmaların da yer aldığı 80 şirketin önündeki engelleri kaldırmak için kolları sıvadı. Anayasa Mahkemesi’nin geçen yıl iptal ettiği Ma...

Altın lobisi kazandı, Kaz Dağları madenlere açılıyor / Çevre / Radikal

 

 

 

Tuz Gölü: Kaçak kuyular ve iklim değişikliğiyle hızla kuruyan Tuz Gölü'nde gerekli tedbirler alınmazsa 10 yıl sonra tamamen çölleşecek (Radikal Gazetesi):
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=938445&Date=02.06.2009&CategoryID=85

 

 

Gümüşlük Koyu Gümüşlük Bodrum’un en batı noktasında cennet bir koy. 2 bin 500 yıllık batık Myndos şehrinin üzerinde kurulu. Bodrum Gümüşlük Koyu’nda bir işadamı SİT alanında 170 bin metrekare arazi aldı. Araziye inşaat yapamayan işadamının kendine yakın bir belediye başkanı seçtirmeye çalıştığı iddiası yarımadayı karıştırdı. Bodrum Yarımadası’nın bugüne kadar korunabilmiş nadir, bakir koylarından biri... Gümüşlük şimdi betonlaşma tehlikesiyle karşı karşıya. Bugünlerde yarımada, silah ticareti yapan işadamıyla ilgili söylentilerle çalkalanıyor. İddiaya göre bu işadamı Gümüşlük’te süper lüks villalar ve 5 yıldızlı otel yapmak istiyor. İşte Bodrum’da herkesin konuştuğu iddianın detayları (Vatan Gazetesi):

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Gumusluk_Koyunda_organize_isler&tarih=15.03.2009&Newsid=227970&Categoryid=1

Myndos'taki arkeolojik kazıların durdurulması, Prof. Dr. Mustafa Şahin ne diyor, yazar Latife Tekin'e neden saldırdılar?

http://w9.gazetevatan.com/Gumusluk_Prensi_Latife_Tekine_saldirdi/229458/1/Manset

 

 

 

Yalova çevresi, insanı ve denizi AKSA kimya entegre tesislerinin yarattığı kimyasal kirlenmeyle büyük tehdit altında. Bu kimyasal tesisler 1. derece deprem kuşağındaki Kuzey Anadolu Fayı'nın en önemli kollarından biri üzerinde kuruludur ve nüfus yoğunluğunun hat safhada olan bir yerde hiç bir çevre etki değerlendirmesi yapılmadan, bu tür tesislerin bulundurulması gereken koruma kuşağı oluşturulmadan inşa edilmiştir. Yalova ve halk AKSA'dan ilk büyük darbeyi 1999 yılındaki büyük Marmara depremiyle aldı. Diğer büyük depremler kapıda... konunun detayı Av. Ayşe Aydemir'in sayfasında:
http://avukatayseaydemir.spaces.live.com/

 

 

 

Osmaniye'de Kesmeburun Köyü Kastabala Antik Kenti:  Doğu Akdeniz Çevrecileri (DAÇE) Osmaniye İl Temsilciliği'nce, Kesmeburun Köyü Kastabala Antik Kenti yakınına kurulması planlanan çimento fabrikasına karşı imza kampanyası başlatıldığı bildirildi.

İmza Kampası Platformu Yürütme Kurulu Bilgilendirme Komisyonu adına açıklama yapan Dr. Umur Gürsoy, Kesmeburun Köyü civarında bir şirket tarafından kurulması planlanan fabrikanın, Kastabala Antik Kentinin tarihi dokusuna zarar vereceğini kaydetti... Haberin devamı Osmaniyeliler Websitesi'nde:
http://www.osmaniyeliler.com/index.php?mode=detay&index_id=565

İmza kapmayasına katılım ve detaylı bilgliler:
http://www.osmaniyearkeolojikmiras.com/kastabala.html

 

 

 

Didim-Akbük sahil şeridinde 40 koy:  Didim-Akbük sahil şeridinde 10 yıl önce kurulan ve sayıları 130’u bulan balık çiftlikleri, bulundukları 50 koydan 40’ını tamamen mahvetti.

Aşırı kirlilik ile çiftliklerin koy ağızlarını kapatması yüzünden denize girilemiyor. Pislik yuvasına dönen koylar, çiftliklerinin eski kafesleri, ağları, bidonları ve katı atıklarıyla dolu...

Hürriyet Gazetesi, 24 Ağustos 2008 tarihli haber: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9734394.asp?gid=229&sz=88627
 

 

 

 

Toprak, yeraltı suları, akarsular: Türkiye'de sanayi tesislerinde ortaya çıkan 1 - 2 milyon ton zehirli atığın yalnızca 100 bin tonu kontrollü olarak ortadan kaldırılıyor. Geri kalan kısmın akıbeti bilinmiyor; ama ortaya çıkan durumlara bakılırsa bu atıklar varillerle yada varilsiz, gelişigüzel doğaya atılıyor yada kimi yerlerde emilen yeraltı sularının yerine enjekte ediliyor. Besinimizi sağladığımız toprak, yeraltı sularımız, akarsularımız ve denizlerimiz aç gözlü sanayii yatırımcılarının cebine üç kuruş daha fazla girmesi uğruna zehirleniyor. Yasalar ve cezalar yetersiz; bu konuda bürokrasi, yetkili belediyeler hem cahil hem de muhtemelen rüşvetçi.

Radikal Gazetesi'nin konuyla ilgili 14 Nisan 2006 tarihli "Atığın yüzde 90'ı doğaya !" başlıklı haber için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız:

 

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=184334

 

 

 

'3 Van Gölü kaybettik' Milliyet'in 19 Mayıs 2007 tarihli haberi:

 

http://www.milliyet.com.tr/2007/05/19/yasam/ayas.html

 

 

 

Doğu Karadeniz sahilleri: 1990'larda başlanan sahil yolu projesiyle Doğu Karadeniz sahilleri boydan boya yol için yapılan dolgu ve bizzat yolun kendisi tarafından yok edilmektedir. Büyük bölümünde dağların hemen deniz kenarından başlayarak yükseldiği Doğu Karadeniz'de yerleşime ve insan deniz temasına elverişli sahil alanı sayılı denecek az durumdadır. Deniz taşımacılığının tamamen askıya alındığı Karadeniz'de, uzmanlar tarafından önerilen, tüneller açılarak daha içerden geçirilebilecek daha ekonomik yol projeleri varken rantçı politikacı ve müteahhitlerin ısrarıyla 'Karadeniz Sahil Yolu Projesi' hayata geçirilmiştir. Artık Doğu Karadeniz'e gittiğinizde gezip dolaşabileceğiniz, denize girebileceğiniz doğal bir sahil yok. Altı şeritli bir asfalt yolun alt yanında dolgu kayalar arasında düşmemeye dikkat ederek dolaşmak, denize girmek, havlunuzu serip güneşlenmek ister misiniz?! Üstelik Karadeniz dalgaları yapılan dolgu yolu gün be gün parçalayıp tahrip ederken, müteahhitler tamirattan ceplerini doldurmaya ya da Kara Yolları Müdürlüğü verdiğiniz vergileri heba etmeye devam ediyorlar.

Milliyet Gazetesi'ndeki konuyla ilgili 6 Mart 2006 tarihli "Doğanın intikamı!" başlıklı haber için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız:

http://www.milliyet.com.tr/2006/03/06/yasam/axyas02.html

Miliyet Gazetesi'nde Yazı Dizisi:

Denizini Kaybeden Karadeniz - 1, "122 milyon dolarlık yolu heyelan aldı" (26 Temmuz 2006):

http://www.milliyet.com.tr/2006/07/26/guncel/agun.html

Denizini Kaybeden Karadeniz - 2, "Yetişin, yolu başlattılar!" (27 Temmuz 2006):

http://www.milliyet.com.tr/2006/07/27/guncel/agun.html

http://www.milliyet.com.tr/2006/07/29/guncel/axgun01.html

Hürriyet Gazetesi'nin haberi: "Kepçe Hukuku" (12 Mart 2006)

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/4064965.asp?m=1&gid=69

Hürriyet Gazetesi'nin haberi:"Çevre uğruna can vermişti" (12 Mart 2006)

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/4064966.asp?gid=0

 

 

 

Hasankeyf: Ilısu Barajı suları altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Hasankeyf'te şimdi de izinsiz kazı yapan defineciler, mağaraların yıkılmasına neden oluyor.

Milliyet Gazetesi'ndeki konuyla ilgili 21 Şubat 2006 tarihli "Defineciler 20 mağarayı çökertti!" başlıklı haber için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız:

http://www.milliyet.com.tr/2006/02/21/yasam/axyas01.html

Hasankey'le ilgili ayrıntılı bilgilerin, güncel gelişmelerin ve fotoğrafların sunulduğu Atlas Dergisi'nin "Hasankeyf'e Sadakat" sitesi: http://www.hasankeyfesadakat.com/

 

 

Bodrum ve Gökova koylarının turizm yatırımlarına açılmasına tepki gösteren çevreciler, üç tatil köyü yapılmak üzere üç ayrı şirkete tahsis edilen Kisebük Koyu'nda eylem yaptı...

Milliyet Gazetesi'ndeki 'Doğaya evet tahsise hayır' eylemi - Cennet koylarda yeşil kavga! başlıklı haberin devamı için aşağıdaki bağlantıyı tıklayın:

http://www.milliyet.com.tr/2006/02/20/yasam/axyas02.html

Allianoi Antik Kenti Yortanlı Barajı'nda su toplanmaya başlandığında baraj gölünün tam ortasında 17 m su altında kalacak. Yürütülmekte olan arkeolojik kurtarma kazıları ve konuyla ilgili güncel gelişmeler için Allianoi Web Sitesi'ni ziyaret ediniz; unutmayın Allianoi'u kurtarmak için burada çalışmakta olan arkeologların buna yönelik projeleri de  var; bu nedenle başta ekonomik olmak üzere her türlü yardımınız belki de buranın kurtarılmasını sağlayacak.

 http://www.allianoi.org/main/tr/default.asp

 

 

TAY Tahribat Raporu: "TAY Projesi tarafından 1993 yılından bu yana yürütülen Türkiye arkeolojik yerleşmeleri envanteri, 1800’lü yılların başından günümüze kadar Türkiye’de yapılmış yüzey araştırmaları ve kazı çalışmalarından elde edilen verileri kapsamaktadır. Envanter çalışmaları sırasında mevcut dağınık bilgilerin derlenmesi ve sorgulanması..." Türkiye'deki tescilli ya da tescilsiz arkeolojik alanların tahribatıyla ilgili güncel gelişmeleri bölge bölge ayrıntılarıyla izleyebileceğiniz alan çalışması raporları.

http://www.tayproject.org/rapor.html

 

 

Yüksek Zemin Arayışı: Türkiye'deki arkeolojik alan tahribatlarıyla ilgili güncel haberlerin yanı sıra arkeoloji, sanat tarihi ve restorasyon konularında çok sayıda makale içeren ve içeriği her geçen gün daha da zenginleşeren dinamik bir Genelağ sitesi.

 

 

 

 

 

 

* * * * * *

 

Buradan İnternet adresleriyle bağlantılandırılan sayfaların yapımcılarıyla doğrudan kişisel ilişkim, sayfaların içerikleriyle ve bunların doğruluklarıyla ilgili direkt veya dolaylı bir sorumluluğum bulunmamaktadır. Her bir yazı ve ürün yaratıcılarının özelliklerini taşıyıp telif haklarıyla ilgili yasalarca koruma altına alınmıştır. Bu adresleri kısa bilgilerle burada vermemdeki amaç, İnternet sayfalarımı ziyaret edenlerle ortak bir çevre, doğa, sanat ve tarihi eser sevgisinin ve bunların korunması duygusunun payalaşılması ve bu alandaki duyarlılıklara katkıda bulunmaktır.

 

* * * * * *

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu sayfada görülmesini istediğiniz linkleri şimdilik email ile bildirebilirsiniz.

 

ahmet.aydemir@ruhr-uni-bochum.de

 

 

 

 

   
  http://homepage.rub.de/ahmet.aydemir